Zamlara tepki gösteren kadınlar: Krizi kim çıkardıysa faturasını da onlar ödesin

2022 yılının ilk saatlerinde doğalgaz, elektrik ve ardından akaryakıta gelen zamlarla başlayan zam yağmuru devam ederken, Eskişehir Demokratik Kadın Platformu zamlara tepki gösterdi.

İNSANCA YAŞAMAK İSTİYORUZ

Eskişehir Köprübaşı Adalar’da toplanan Eskişehir Kadın Platformu, ‘Krizin faturasını kadınlar ödeyemeyecek’ eylemi yaptı. Eyleme katılan kadınlar, ‘Krizin faturasını kadınlar ödemeyecek’ yazılı pankart ile ‘Yoksulluk mutfakta, kadınlar sokakta’, ‘Yoksulluk artıyor, kadın isyanı çoğalıyor’, ‘Savaş yoksulluktur, kadınlar savaş istemiyor’ yazılı dövizler açarak, ‘Geçinemiyoruz’, ‘Zamlar geri alınsın’, ‘Krizi biz yaratmadık, faturasını da ödemeyeceğiz’, ‘Sefalete teslim olmayacağız’, ‘AKP elini cebimizden çek’, ‘Krize karşı isyandayız’, ‘Bu zamlarla yaşanmaz, zamlar geri alınsın’ şeklinde sloganlar attı.

Eskişehir Demokratik Kadın Platformu adına konuşan Şilan Deniz, “Her gün daha da derinleşen ekonomik kriz, artan kadın yoksulluğuyla hayatta kalmaya çalışıyoruz. Gıdadan enerjiye, hijyen ürünlerinden sağlığa tüm temel tüketim maddelerine gelen zamlardan, alınan yüksek vergilerden bıktık, usandık! Yeter artık! İnsanca yaşamak istiyoruz. Yoksulluğun, krizin, güvencesizliğin yükünü işçilerin, emekçilerin, kadınların, çocukların sırtına yüklemeye çalışan siyasi iktidara sesleniyoruz; kabul etmiyoruz, çekin elinizi kadınların ve çocukların üstünden. Krizi kim çıkardıysa faturasını da onlar ödesin” dedi.

NAFAKA HAKKIMIZDAN VAZGEÇMİYORUZ

Medeni Kanun’daki haklarının da ellerinden alınmasını kabul etmediklerini ve nafaka hakkından vazgeçmeyeceklerini ifade eden Deniz şöyle konuştu:

* Hayatımıza göz diken, emeğimize el koyan; kadınları ailede, sokakta, işte şiddet döngüsüne hapsetmek isteyen, kazanılmış haklarımıza göz diken siyasi iktidarın İstanbul Sözleşmesi’ni feshetmesinin ardından tartışmaya açtığı yeni konu ise kadınların nafaka hakkı. 6. Yargı paketi ile nafakaya bir üst sınır konulacağı, nafakada evlilik süresinin belirleyici olacağı, kadınların nafaka hakkının ‘sosyal yardım’ haline getirileceği üstüne bir de meselenin sadece kadınlara ödenen yoksulluk nafakasıyla sınırlı olmadığı ayrıca çocuklara ödenen iştirak nafakasının da gasp edileceği, aile hukukuna arabuluculuk sisteminin getirileceği artık neredeyse netleşmiş durumda.

* Yıllardır mücadele ederek kazandığımız Medeni Kanun’daki haklarımızın elimizden alınması anlamına gelebilecek bu yargı paketi kabul edilemez. Kadın cinayetlerinin ardı arkasının kesilmediği, boşanmak isteyen kadınların öldürüldüğü, yoksulluğu da en derinden kadınların yaşadığı bir coğrafyada yaşıyoruz. Nafaka, kadınların istemediği bir evlilik içinde kalmasına engel olabilecek bir haktır. Siyasi iktidarın kadınların en temel haklarına yaptığı bir saldırının sebebi erkek aklı ve gerici odakların talepleridir. Bizler erkeklerden alacaklıyız ve gericiliğe teslim olmuyoruz.

İŞTEN İLK ATILAN KADINLAR OLUYOR

Yaşadığımız sistemin, kadını bir yandan cinsiyetçi iş bölümü nedeniyle evin içine hapsettiğini diğer yandan da kendi ayakları üzerinde durmaya çalışan kadının önüne yine cinsiyet ayrımcı engelleri çıkardığını vurgulayan Deniz, “Türkiyeli kadınlar arasında çok sık yaşanan şu örnekler hiç birimize yabancı gelmeyecek. Erkekler eşlerinin çalışmasına izin vermiyor. Çocuk ya da yaşlı bakımı milyonlarca kadının çalışmasına engel oluyor. Çalışmak isteyen kadınlar güvencesiz ve düşük ücretli işlere mahkûm edilmelerinin yanında işten ilk atılanlar oluyor. Bu örnekler elbette çoğaltılabilir. Ancak kadının kendi ayakları üzerinde durmasına bu kadar engel varken ve yıllarını evin idare edilmesi, çocukların bakımı, kocanın bakımına ayıran bir kadına bir anda ‘şimdi git kendi kendine geçin’ denemez. Esasında boşanmayı erkekler istemedikçe olanaksız hale getirecek, kadınların ise her türlü yoksulluğu peşinen kabul ederek ve evlilik birliği içinde birlikte ürettikleri, edindikleri her şeyden vazgeçmek pahasına boşanabileceği bir sistem siyasi iktidarın istediği” diye konuştu.

İNSANCA YAŞAYACAK BİR ÜCRET SAĞLANSIN

Haklarından ve hayatlarından vazgeçmeyeceklerini sözlerine ekleyen Deniz taleplerini şöyle sıraladı:

* 6284 sayılı yasanın etkin şekilde uygulanması, cezasızlık politikaları son bulsun.

* Nafaka hakkımıza, kazanımlarımıza dönük saldırılar son bulsun.

* Güvenceli iş ve insanca yaşayacak bir ücret sağlansın!

* Ücretsiz kreş ve bakım merkezlerinin arttırılması, HPV aşısı ve kadın hijyen ürünleri ücretsiz olsun.

* İşyerlerinde cinsiyete dayalı ayrımcılıklara karşı ILO 190 imzalansın.

* Kadınları ve LGBTİ+ları erkek ve devlet şiddeti karşısında savunmasız bırakan yasal düzenlemeler iptal edilsin. İstanbul Sözleşmesi yeniden imzalansın, uygulansın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.